Dostluk Menfaat İçin Değil, Güven İçindir
İnsan, sırtını herkese dönmez. Çünkü sırtını döndüğü kişi, görmediği tarafını emanet ettiği kişidir. İşte dostluk da biraz budur: Bir insanın yanında olmadığı zamanlarda bile ona zarar vermeyeceğine güvenmek, arkasından konuşmayacağını bilmek ve en savunmasız hâlinde bile onu koruyacağına inanmaktır.
Bu yüzden bir dostu menfaat uğruna yarı yolda bırakmak, yalnızca bir arkadaşlığı bitirmek değildir. İnsanın sana emanet ettiği güveni sırtından bıçaklamaktır. Bıçak burada yalnızca bir silah değildir; söylenen bir yalan, verilen bir sözün tutulmaması, arkasından çevrilen bir iş veya çıkar uğruna terk etmek de aynı yarayı açabilir. Çünkü bazı yaralar bedende değil, insanın güveninde açılır.
Hayatta herkes yanında olabilir. Güzel günlerde herkes gülebilir, başarılarını herkes alkışlayabilir. Fakat asıl mesele, kimsenin görmediği yerde nasıl davrandığındır. Bir insanın yanında dost gibi durup, arkasını döndüğünde onun aleyhine konuşmak; yüzüne başka, arkasından başka davranmak, dostluk değil, güvenin kötüye kullanılmasıdır.
Gerçek dostluk ise insanın arkasından vurabileceği hâlde bunu yapmamaktır. Çünkü gerçek dost, eline fırsat geçtiğinde seni düşürmeye değil, ayağa kaldırmaya çalışır. Senin sırrını kendi çıkarı için kullanmaz. Başarını kıskanıp seni küçültmez. Bir sorun olduğunda seni herkesin içinde küçük düşürmek yerine, yalnızken doğruyu söyler. Kısacası sırtını döndüğünde arkanı kollayacağını bildiğin insandır.
Menfaat için dost değiştirmek kolaydır. Bir çıkar uğruna yıllarca kurulmuş güveni bir kenara atmak da kolay görünebilir. Fakat insan bazen kazandığı şeyin yanında neyi kaybettiğini fark etmez. Bir fırsat kazanırken bir dostu kaybedebilir; kısa süreli bir çıkar uğruna yıllarca sürecek bir güveni yok edebilir.
Bu nedenle dostlukların değeri, onların bize ne kazandırdığıyla ölçülmemelidir. Asıl değer, birbirimize ne kadar güvenebildiğimizdedir. Çünkü gerçek dostlukta “Ben bundan ne kazanırım?” sorusundan önce “Ben bu insana nasıl sahip çıkarım?” düşüncesi vardır.
İnsanların yüzüne bakmak kolaydır; önemli olan onlar arkamızı döndüğümüzde de aynı insan olarak kalabilmektir. Çünkü insanın gerçek karakteri, dostunun yanında değil, dostu yanında yokken ortaya çıkar.
Sırtını döndüğün insanın elinde bıçak değil, senin güvenin vardır. O güveni kırmak ise bir dosta yapılan en ağır ihanettir.
Bu yüzden dostlarınızı menfaat için satmayın. Çünkü menfaat biter, fırsatlar değişir, yollar ayrılır. Fakat kırılan güvenin izi uzun süre kalır. Hayatta herkes karşınızda durabilir; size gerçekten dost olan insan ise siz arkanızı döndüğünüzde bile arkanızda durandır.
Henüz yorum yok